fbpx

Yeni Dünya Düzeni – İklim değişikliği

9
Yeni Dünya Düzeni – İklim değişikliği

Ünlü Fizikçi Stephen Hawking, “İklim değişikliği, yavaş yavaş Dünya’da yaşamın sonunu getirecek. Yaşanacak başka bir gezegen bulamamamız halinde insanoğlunun, narin gezegenimizde bin yıl daha ayakta kalabileceğini sanmıyorum” diye açıklama yaptığında İklim Değişikliği ile ilgili uluslararası örgütlenmeler başlamış ve Kyoto protokolü imzalanmıştı. Karbondioksit salınımlarının ve gezegenin ısınmasının baş sorumlusu olan Gelişmiş ülkeler COP26 (Conference of the Parties) gibi dev toplantıyla Kömür ve fosil yakıtların azaltılarak sera gazların etkisinin azaltılmasına ve karbon emisyonlarının sıfırlanmasına ve gelişmekte olan ülkelere verdikleri finans sözleri ile sanayi dönemi zamanlardan beri artan hava sıcaklığını 1.5 dereceyle sınırlandırma yönündeki kararları alarak elini taşın altına koydular.

Gezegenimiz hızla ısınmaya devam ediyor. Bilim insanları Dünya’nın yaklaşık 125 bin yıldır bu kadar sıcak olmadığını tahmin ediyor. Güneş ısısını hapseden sera gazları, sıcaklık artışı ile insan faaliyetleri arasındaki çok önemli bağlantıya sahip. Bu sera gazlarının en önemlisi de atmosferdeki bolluğu nedeniyle karbondioksit (CO2). Uydular CO2’nin Güneş ısısını emmesi nedeniyle Dünya’dan uzaya salınan çok az ısı olduğunu gösteriyor. Yani CO2 Güneş’in enerjisini hapsediyor. Atmosfer kimyasındaki değişiklikleri kaydeden ağaç halkaları ve kutup buzulları incelendiğinde özellikle fosil yakıtlardan gelen karbonun 1850’lerden beri önemli ölçüde arttığını gösteriyor. Grönland ve Antartika buz tabakaları hızla eriyor. Hava ile ilgili afetlerin sayısı 50 yılda beş kat arttı. Yardım kuruluşu Christian Aid, 2021’de iklim değişikliğiyle bağlantılı felaketlerle ilgili raporununda her biri 1,5 milyar dolardan fazla hasara neden olan 10 felaket, dünya çapında milyonlarca kişiyi sefalete sürükledi bu ülkeler genellikle yoksul olanlardı. Dünyanın zengin ülkelerinden oluşan G20 küresel karbon salınımlarının yüzde 75’ini yapıyor. Bilim insanı Payal Parekh, ‘Dünya o kadar eşitsiz ki bu iklim değişikliği konusunda da öne çıkıyor. ’Dünyanın en zengin yüzde biri, en yoksul yüzde ellinin iki katından fazla karbon emisyonuna neden oluyor. Lancet Planetary Health dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre dünyanın kuzeyindeki gelişmiş ülkeler atmosferdeki fazla karbon emisyonunun yüzde 92’sinden sorumludur. İklim adaleti terimi ise fosil yakıtların kullanımından daha fazla sorumlu olanların, bunun iklim üzerindeki etkilerinden daha az zarar gördüğü varsayımı ile burada ortaya çıkmıştır. Zengin ülkeler yoksul ülkelere finansman desteği vermezlerse daha yoksul ülkelerde yaşayan insanlar, iklim değişikliğine göre yaşamlarını yeniden düzenlemek için gerekli kaynaklara sahip olmadıkları için bu değişimden en kötü etkileneceklerdir.

            İklim değişikliği küresel bir sorundur ve buna küresel bir çözüm bulmak gerekir ve dünya ulusları ortak bir çözüm bulmakta biraz yavaş olsa da, dünyanın sanayileşme döneminden başlayarak ısınmasının insan sebepli yani kömürle çalışan elektrik santrallerinden elektrik üretip kullanan ve benzinle çalışan araçların kullanımına kadar pek çok insan faaliyeti atmosferi ısıtan ve iklim değişikliğine katkıda bulunan sera gazı emisyonlarına neden olmasından dolayı gezegende yaşayan herkesin ortak bir sorumluluğu vardır onu korumak ve muhafaza etmek için enerji tasarrufu şarttır. En değerli eylemlerden biri kişisel karbon ayak izinizi azaltmaktır. Bunun düzinelerce yolu vardır. Atacağınız her doğru adım ve alacağınız her önlemin sadece sizi değil küresel ölçekte, sera gazlarının emisyonlarını azaltarak ısınmayı belli bir derecede sınırlandırarak Adaları ve kıyı bölgeleri sular altında bırakacak selleri, kıtlık ve kuraklığı önleyecek nitelikte olduğunu da unutmamak gerekir. Bu önemlerin başında;

  • Akkor ampullerinizi led ampullerle değiştirmek, kullanılmadığı zaman ışıklarınızı kapatmak, prizden fişleriniz çekmek
  • Evinizin tavan arasına ve duvarlarınıza ısı yalıtımı yapmak, termostatınızı kışın 2 derece daha düşüğe ayarlamanız binlerce gram karbondioksit salınımını engeller
  • Enerji tasarrufu için şofbeninizi 120 dereceye ayarlayın düşük akışlı duş başlıkları satın almak
  • Sıcak su kullanımınızı ve onu üretmek için gereken enerjiyi azaltmak için giysilerinizi ılık veya soğuk suda yıkamak
  • Bulaşık makinenizdeki enerji tasarrufu ayarlarını kullanın ve bulaşıkları kurumaya bırakmak
  • Mutfak atıklarınızı kompost hale getirmek
  • Tek kullanımlık ürünler yerine yeniden kullanılabilir ürünleri seçerek atıkları azaltmak
  • Mümkün olduğunda kağıt, plastik, gazete, cam ve alüminyum kutuları geri dönüştürmek
  • Evsel atıklarınızın yarısını geri dönüştürerek karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.
  • Aşırı ambalajlı, özellikle kalıplanmış plastik ve geri dönüştürülemeyen ambalajlı ürünlerden kaçınarak ev çöpünüzü yüzde 10 oranında azaltmak
  • Yürümek, bisiklete binmek ve toplu taşım araçlarını kullanmak
  • Yerel olarak yetiştirilen yiyecekleri yemek, yediğiniz yiyecekleri çiftlikten sofranıza taşımak için gereken yakıt miktarını, hava kirliliğini ve sera gazı emisyonlarını azaltır.

Et ve hayvansal ürünleri yemeyi bırakırsanız, çok fazla su tasarrufu yapabilirsiniz. Ayrıca daha az et yemek, sınırlı kaynaklarımızın iyi idare edilmesi meselesidir. Çiftlik hayvanları, küresel ısınmaya katkıda bulunan güçlü bir sera gazı olan metan yayar ve gıda için hayvan yetiştirmek, gıda ürünü yetiştirmekten çok daha fazla toprak ve su gerektirir.

Hayvancılık, Dünya’daki buzsuz arazinin yaklaşık dörtte birinde otluyor. Ek olarak, ekilebilir arazinin yaklaşık üçte biri hayvan yemi üretimi için ayrılmıştır. Hayvanları ve çiftlik hayvanları için mahsulleri besleme süreci çok fazla su gerektirir. Bazı tahminlere göre, hayvansal beslenme yerine bitki bazlı bir öğüne her oturduğunuzda yaklaşık 1300 galon su tasarrufu yapacaksınız.

Bir ağaç dikme imkânınız varsa, kazmaya başlayın. Fotosentez sırasında ağaçlar ve diğer bitkiler karbondioksiti emer ve oksijen verir. Bunlar, Dünya’daki doğal atmosferik değişim döngüsünün ayrılmaz bir parçasıdır, ancak otomobil trafiği, imalat ve diğer insan faaliyetlerinden kaynaklanan karbondioksit artışlarını tam olarak karşılayamayacak kadar az sayıdadır. İklim değişikliğini azaltmaya yardımcı olun: Tek bir ağaç ömrü boyunca yaklaşık bir ton karbondioksit emer.

Arkadaşlarınız, komşularınız ve iş arkadaşlarınızla geri dönüşüm ve enerji tasarrufu hakkında bilgi paylaşın ve kamu görevlilerini çevre yararına programlar ve politikalar oluşturmaya teşvik etme fırsatlarından yararlanın. Bu adımlar, enerji kullanımınızı ve aylık bütçenizi azaltmak için uzun bir yol kat edecektir. Ve daha az enerji kullanımı, sera gazı oluşturan ve küresel ısınmaya katkıda bulunan fosil yakıtlara daha az bağımlılık anlamına geliyor.

Kuraklık ve küresel ısınma ile mücadele etmek ve içilebilir tatlı su kaynakların korunmasına yönelik bireysel ve toplumsal anlamda insanların bilinçlendirerek kolektif bir bilinç oluşturmak için elimizde çokça yol ve yöntem bulunmakta. Özellikle yerel yönetimlerle ve merkezi yönetim birlikte koordine olması artık kaçınılmaz olmuştur.

  • Kurumsal anlamda su kayıp ve kaçaklıklarını azaltacak sistemin yeniden gözden geçirilmesi ve yeni sistemlerin devreye alınması.
  • Şehir içinden geçen tüm derelerin ıslahının bitirilmesi.
  •  Şehir şebekesinin içinden geçen pissu ve yağmursuyu hatlarının bir birden ayrılarak ve yenilenerek şebekenin tam olarak verimli hala getirilmesi.
  • Yeni nesil arıtma tesislerinin kurulması, eski arıtma sistemlerin rehabilite edilerek sistemlerin yenilenmesine ve yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyulmakta.
  • İnsanların bireylerin tasarrufa yönlendirmesi, su tüketimini azaltacak tedbirlerin alınması. Örneğin kamusal destekle iş yerleri ve konutlarda su tüketimini azaltacak akıllı musluk sistemine geçilmesi
  • Sanayi tesislerin, fabrikaların vb. büyük yâda küçük işletmelerin suyu, havayı ve toprağı kirletmemesi,
  • Eko sitemde içinde atıkların geri dönüşümün yapılabilmesi için kamusal tedbirlerin sıkılaştırılması.
  • Arıtma ve filtrasyon sistemlerin bulundurulması süratle teşvik edilmeli ve sistemin aktif olarak çalışması ve bunların denetlenmesi.
  • Çevre kirliliğe sebep verebilecek sanayi tesislerin, fabrikaların uyarılmaksızın kapatılmasına kadar gidebilecek caydırıcı cezaların uygulanmasına.
  • Arıtılan ve filtre edilen her tür materyaller zararsız hale getirilen geri dönüşüm formu ile yeniden doğaya bırakılarak eko sistem zinciri içinde yerini almalı.
  • Kamusal açıdan karar alıcıların yeni çevreci politikaların acil olarak hayata geçirmesi, Kuraklık ve küresel ısınma ile mücadele etmek ve içilebilir tatlı su kaynakların korunmasına yönelik yeni mali bütçeler oluşturulması.

Bir cevap yazın

Yükleniyor...
WhatsApp'tan Bize Yaz. Yardım Al!
Bilgi Al
1
Sormaktan çekinme,
Bir mesaj kadar yakınız!